Soçi yolsuzluk belgelerinde Türkiye

Rus aktivist Aleksey Navalny Soçi Olimpiyatları ile ilgili yolsuzluk belgelerini internet sitesinde yayınladı (Söz konusu internet sitesi için tıklayınız ). Bazı usülsüz işlemlerde Türk taahhüt şirketlerinin de adı geçiyor. 

Soçi Kış Olimpiyatları’nda Türkiye iki elin parmaklarını geçmeyecek kadar az sporcu ile temsil edildi. Fakat Soçi’de Türkiye’nin oyuna girdiği tanıdık bir alan var: İnşaat. Birçok Türk taahhüt şirketi Soçi’de inşaat projeleri hayata geçirdi. Deutsche Welle Türkçe Servisi’ne yazdığı yazıda (Yazıyı okumak için tıklayınız) gazeteci Cenk Başlamış Türk taahhüt şirketlerinin bölgede 15 bin işçiyle çalıştığını belirtiyordu. Başlamış’ın aktardığına göre Türk şirketleri Soçi’de 2 milyar dolarlık iş yapmıştı.

Soçi’de ahbap-çavuş kapitalizmi

Türk şirketlerinin de aktif olduğu Soçi Olimpiyatları’nın maliyeti Rus kamuoyunda önemli bir tartışma konusu oldu. Kamuoyunda olimpiyatların maliyeti ve yolsuzluk iddiaları ile ilgili eleştiriler artınca, Putin “Bu iddialar spekülasyona dayanıyor, belgelerle kanıtlanması lazım” mealinde ifadelerle iddiaları gölgelemeye çalıştı. Bunun üzerine Rus aktivist Aleksey Navalny, Soçi’deki yolsuzlukları belgeleriyle ortaya koyan Sochi.fbk.info adlı internet sitesini hazırladı. Sitede Putin’in iddia ettiği gibi olimpiyatların Rusya’ya maliyetinin 6,5 milyar dolar olmadığı yazıyordu. Navalny’nin verdiği bilgilere göre olimpiyatlara harcanan toplam para 45,8 milyar dolar oldu. Bu maliyetin 25 milyar doları Rusya’nın federal bütçesinden çıktı.

 “Bütçenin üçte biri çalındı”

Rus halkının cebinden çıkan bu para çoğunlukla Putin’in yakın arkadaşlarının yönettiği şirketlere gitti. Navalny’nin verdiği bilgilere göre, Putin’in judo arkadaşı Arkady Rotenberg Soçi’de 6,9 milyar dolarlık iş yaptı. Vladimir Potanin, Ahmed Bilalov, Oleg Deripaska gibi Rus oligarkları aldıkları kredilerle projeler geliştirerek tabiri caizse ihya oldular. The Economist’in 1 Şubat tarihli nüshasında yer alan “Soçi ya da Bozgun” başlıklı makalede (Yazıyı okumak için tıklayınız ) oyunlar için harcanan paranın 2007 yılından bu yana dörde katlandığı ve bir olimpiyat komitesi üyesinin oyunlar için harcanan paranın yaklaşık üçte birinin haksızca gasp edildiğini belirttiği yazılıyordu. 

Oligarkların üstlenicileri Türk şirketleri

Aleksey Navalny’nin yayınladığı yolsuzluk belgelerinde Türk şirketleri ile ilgili iki iddia var. İlk iddia “Rusya’nın Disneyland’ı” olarak lanse edilen Sochi Park ve onun müteahhiti Yenigün İnşaat ile ilgili. Sochi Park’ı inşa ettiren şirketin mevcut yönetim kurulu üyelerinden bir tanesi Roman Batalov, Soçi şehrinin yer aldığı federal bölge Krasnodar’ın valisi olan Alexander Tkachev’in damadı. Oyunlarla doğrudan ilgisi olmayan bu park projesinin neredeyse yarısı kamuya ait bankalardan, sübvanse edilmiş faiz oranları ile alınan kredilerle karşılandı. Park ile ilgili şaibeler bununla sınırlı değil. Anti-Corruption Foundation’ın ortaya çıkardığına göre, parkın ortaklarından bir diğeri de yine valiye yakınlığı ile bilinen Pavel Ryzhenko. Bir başka ilgi çekici nokta parkı işleten şirketin Karayiplerde kayıtlı olması. Bu durum parkın işletmesine ve finansmanına yönelik şüpheleri daha da artırıyor. Daha önce basına yansıyan haberlere göre parkın üstleniciliğini Yenigün İnşaat yapıyor. Haberrus’un haberine (Haberi okumak için tıklayınız )göre ana müteahhitliğini Yenigün İnşaat’ın yaptığı parkın inşaatında Türkiye’nin yanı sıra, Rusya, ABD, İsviçre ve Alman taşeron ve ekipman tedarikçileri de yer alıyor.

Bitmeyen bir tesis hikayesi

Soçi’de aktif olan bir başka Türk taahhüt şirketi olan Sembol İnşaat’ın da adı Aleksey Navalny’nin sunduğu belgelerde oligarklarla birlikte anılıyor. Sembol İnşaat ile ilgili hikayenin özeti şöyle: Oyunların en skandal projelerinden biri olarak adlandırılan 2,45 milyar dolara mal olan Gornaya kayakla atlama kompleksi ve medya köyünün inşaatına Rusya Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı, Ahmed Bilalov’un kardeşi Magomed Bilalov başladı. 2 yıldır sürüncemede kalan proje sonrasında Putin bile bu proje ile ilgili sorunlar olduğunu itiraf etmek zorunda kaldı. Tesis ile ilgili sıkıntıların yaşanmasından sonra Ahmed Bilalov görevinden azledildi ve hakkında görevi kötüye kullanmaktan dava açıldı. Kardeşi ile ilgili de yasal süreç başladı ve iki kardeş daha sonra Rusya’dan kaçtı.

Türk şirketi sahneye çıkıyor

Bilalov kardeşlerin yurt dışına kaçmasının ardından inşaatı yapan işletmenin hisseleri belli bir süre sonra Sberbank’a geçti. Banka yönetimi tesisin inşası için ana alt yüklenici olarak Sembol İnşaatı yetkilendirdi. Fakat tesisin genel yüklenicisi Transkomstroi şirketi yerinde kaldı. Hikayenin çarpıcı finali de burada gizli. Çünkü söz konusu şirketin hisselerinin dörtte biri daha önce bu işten kovulan Magomed Bilalov’a ait. Bununla birlikte bu tesisin inşaatının çevreye etkileri bakımından tümüyle yasa dışı olduğu görülüyor. Aleksey Navalny’nin sunduğu belgelere göre bu tesisin inşaatının başından sonuna hiçbir evresinde çevresel etki değerlendirme raporu alınmadığı için yasa dışı bir süreç söz konusuydu.  

Arşiv parçalanabilir ama yok edilemez

SAMSUNG

Salt Galata’da bir sergi… Adı ve konsepti yukarıdaki fotoğrafın çağrıştırdıkları bakımından çok “manidar”: Arşivi Parça-lamak: Bir Osmanlı Ailesinde Temsil, Kimlik, Hafıza… Bir Osmanlı ailesinin özel arşivinden fotoğrafları, ajandaları, plakları sergileyen bir çalışma. Salt Galata’nın etkileyici salonunda bu efemera arasında gezerken birden yukarıdaki fotoğraf çıkıyor karşınıza. Salonda ailenin plaklarından Osmanlı dönemi Türk musikisi yükselirken fotoğrafın tanıtıcı yazısında şunu okuyorsunuz: “Hekimhan yakınlarında Alman subayları katledilmiş Ermenilerin kemikleri ile oynuyor” Bizim politikacılar arşivleri açtıklarından bahsederler hep, ama o arşivlerde nasıl tahribat yapıldığı malum. Ama işte arşiv bu, sizi her yerde, her ortamda yakalayabiliyor.

Suriye Irak olur mu?

3 Eylül’de ABD Senatosu’nda düzenlenen Suriye konulu Dış İlişkileri Komitesi toplantısının temel sorusu neredeyse bu oldu. Bakanlar John Kerry ve Chuck Hagel ile ABD Genelkurmay Başkanı Dempsey senatörler karşısında müdahaleyi anlattı. Toplantıda şu sorular ve ifadeler öne çıktı:

john kerry: suriye muhalefeti değişti, gelişti

john kerry: suriye’nin kimyasal kapasitesi azaltılacak. 

genelkurmay başkanı dempsey: birlikleri efektif kullanacağız.

genelkurmay başkanı dempsey: müdahalenin abd çıkarlarıyla açık bir bağlantısı var

hagel: esad’ı devirmek bir seçenek

senatör barbara boxer: okuduklarıma göre rus politikacılar abd’ye gelip kanıt olmadığı yönünde lobi yapacaklar.

senatör barbara boxer: iran abd’yi kağıttan kaplan olarak görecek

 

 

Beşiktaş İskelesi yerli yerinde

SAMSUNG

Beşiktaş’taki Kadıköy İskelesi’nin hemen önündeki Shangri La Bosphorus Hotel’e satılması büyük tepki topluyor. Fakat Beşiktaş’taki  Shangri La Bosphorus Hotel’in yabancı dergilere verdiği ilanda vapur iskelesi yerinde duruyor. Ya hotel yönetimi bir İstanbul imajı yaratmak için açıkça yabancılara reel olmayan bir imaj satıyor  ya da iskeleyle ilgili herhangi bir proje yok. Shangri La Bosphorus’un yabancı dergilere verdiği “vapur iskeleli” ilan için bir açıklama yapması gerekiyor.

#direnguardian

Dünyanın her yerinde gazeteciliğe yönelik baskı artıyor. Guardian’a Snowden ile ilgili yapılan baskı bunun son örneği. (Konuyla ilgili DW Türkçe’nin haberini okumak için tıklayınız ) İngiliz istihbaratçılarının Guardian yönetimine “Bu kadar eğlendiğiniz yeter” demesi bu işin ciddiyetini kavrayamadıklarını gösteriyor. Gazetecilik toplumların hayatında önemli bir baskı grubu olarak ciddi bir role sahiptir. Gazetecilik bir eğlence aracı değildir. Guardian Genel Yayın Yönetmeni Alan Rusbridger olan biteni bir yazı (Yazıyı okumak için tıklayınız ) ile aktardı okuyucularına. Gazeteciliğin evrensel onuru için #direnguardian #resistguardian …

İslamcı cephe genişler mi?

Mısır’da İhvan’ın tavrı gittikçe sertleşiyor. Bu durum islamcılar için cephenin büyümesi anlamına gelecek. DW Türkçe’nin haberine göre (haberin tamamı için tıklayınız) Mısır iç savaşa sürükleniyor. Mısır’da islamcıların cephesi genişlerse Suriye’deki islamcı örgütlerin tavrı herhalde AKP için büyük merak konusudur. Şiddet yanlısı Mısır ordusunu ve yanlılarını dize getirmek için cihatçıların Mısır’a yönelmesi sürpriz olmayacak. Böylelikle Suriye’de gezici cihatçıların olası bir Mısır cephesine kayması, Rojava’da hakimiyetin kesin olarak PYD’nin eline geçmesine yol açabilir. 

Interview: Gary Gorton on financial crisis

You claim that systemic financial crises all share a common structural cause: they begin as runs on short-term bank debt. Do you observe any forthcoming crisis recently? The recent financial crisis of 2007-2008 was a run on short-term bank debt.  In that case, the short-term debt was sale and repurchase agreements (repo), asset-backed commerical paper, and money market funds.  These forms of money were backed by privately-produced asset-backed securities, the value of which became suspect at the start of the crisis.  In the 147 systemic financial crisies since 1970, identified by the World Bank, over 60 percent had bank runs.  The others did not have runs because the government issued a blanket guarantee of the deposits or nationalixed the banks.

Why are banks first-to-save in crises? Do you think that bail-out of banks worked to solve latest financial crisis? The banking system is essential to the functioning of a market economy.  A financial crisis is an event in which the solvency of the entire system is threatened.  In every financial crisis in history, the society of every country has found a way to keep the banking system from being liquidated. While this may not be popular, it is clearly better than the alternative.  In the recent crisis, the U.S. Federal Reserve adopted a number of very creative lending programs to save the banking system.  Overall this worked very well.

 You also write that the collateral backing short-term bank debt must be “secretless” and information-insensitive. EU struggle to regulate banking system. Do you think that the new regulations can overcome this problem? The idea of money is that it should be accepted by the counterparty without suspicion as to its value.  A ten dollar bill should be accepted as ten dollars without doing due diligence on it.  This is also true of the forms of money that banks, institutional investors, corporations, sovereign wealth funds, and other large entities use.  That money needs to be backed by assets that are also accepted without suspicion.  This is what “information-insensitive” means.  It means that the value of the money does not fluctuate.  In the current crisis, the European Central Bank lent enormous sums, backed by collateral that has become sensitive to information.  Regulation is not enough.  The specifics of how this is done are very important.

What do you think about Tobin tax? Can it be significant solution for future crises?The Tobin tax has nothing to do with financial crises and will not solve the problem.

Turkish PM has a famous saying in Turkey for 2008 financial crisis: “The crisis passed at a tangent to Turkey” Do you think that the global crisis had different effect for different countries? Of course there were different effects for different countries.  But all market economies are vulnerable to crisis if short-term bank debt is not detected and protected.

You claim that the actions of government can prevent bank runs but seems to increase the costs of crisis resolution if there is a crisis. What do you advice to the government to save economy against the crises? Typically the government is unaware of the build-up of fragility prior to a crisis and has not taken steps to protect short-term bank debt.  Market economies are constantly evolving and new forms of banking and money are invented.  Governments must understand this and detect it.  Then steps need to be taken to protect it from runs.

You state a two-part solution for regulators: the creation of “narrow funding banks”, and regulating repo. Would you give me details about this claim? The basic idea is for the government to regulate the creation of private assets that are used for collateral, in particular asset-backed securities.  The securities, under the proposal, would have to be sold to competitive narrow funding banks.  These banks would do nothing other than buy these securities and issue liabilities, which would be long or short.  They would not take deposits, or engage in proprietary trading, etc.  They would be regulated, have capital requirements, and would have access to the discount window of the central bank.  The idea is to be constructive about this very large market (the asset-backed securities market) to recreate confidence in it.

Turkish government is proud of strong banking regulation and system. Is only strong banking system enough to survive in crisis era? No.  Market economies evolve so “strong” regulation at one point in time is not sufficient as the system evolves.

Some economists are pessimictic about 2013-2014. How do you predict 2013 and 2014? The U.S. and Europe are likley to experience weak growth and relatively high unemployment through 2014.  Few steps have been taken to alleviate the problem.  Governments seem to have run out of ideas other than to just wait.