Tarihin en büyük ekonomik daralmaları

Bugünlerde depresyon kavramı birçok yerde kulağımıza çalınıyor. Peki tam olarak ne anlama geliyor bu kavram? Depresyonun tam olarak belirleyici unsuru ekonomik daralma olarak dikkat çekiyor. Onun yanında yer alan resesyon kavramının ise bir belirleyici unsuru daha var. O da iyiden iyiye yükseliş gösteren enflasyon eğrisi.
Dünyada enflasyonun küresel olarak makul aralıklarda olduğu söylenebilir. Bu pozitif eğriden Türkiye’de nasibini alıyor tabii. Şubat ayında açıklanan yüzde 0,34’lük enflasyon rakamları bunun açık göstergesi. Ama enflasyonun görece olumlu tablosuna ekonomik büyümenin olumlu tablosu eşlik etmiyor. The Economist dergisinin 3 Ocak 2009 sayısında sunduğu verilere göre ABD’nin reel GSMH’sinde yüzde 10’luk bir gerileme görülüyor. Bu rakam esasında çok çok ciddi. Bunu 1929 yılında yaşanan büyük depresyon günlerinin rakamları ile karşılaştırıldığında anlamak daha kolay. 1929’dan 1933’e kadar Amerikan ekonomisi tam yüzde 30’luk bir daralma yaşamıştı. 1937-1938 yılları arasında üretim miktarı da yüzde 13’lük bir kayıp yaşamıştı. 1929’da başlayan kriz günleri de tam 45 ay devam etmişti. Bugünün koşulları bu rakamlarla okununca yeterince vahim esasında.
Pasifik’in diğer kıyısında da sorunların tanımlanması depresyon günlerini rakamlara boğuyor. Japonya’nın geçmişte yaşadığı sıkıntı tam olarak depresyon olmasa da küresel sıkıntı günlerine paralellik gösteren bir seyir izliyor. 1990’larda sıkıntıya giren Japonya ekonomisinin reel GSMH’si de yüzde 3,4 ‘lük bir gerileme yaşamıştı.
Tabii esas sıkıntı gelişmekte olan ülkelerde gözüküyor. 1997-1998 Asya krizi süresince Tayland ve Malezya gibi ülkeler çift haneli ekonomi daralma yaşadılar. Bu dönemde iyiden iyiye sarsılan ülkelerden biri de Rusya oldu. 1990-1998 seneleri arasında Rusya yüzde 45’lik bir daralma yaşadı.
Tarihin ekonomik daralma rakamlarının listesi içerisinde 1930’ların Avrupa ülkelerinin de ismini anmamız gerek esasında. 1930’larda Almanya ve Fransa’nın İkinci Dünya Savaşında yaşadığı depresyon onları ekonomisi en kötü 12 ülke arasına sokuyordu. Bu dönemde bu iki ülke yüzde 6’lık daralmalar yaşadı.
Bugünün bu rakamlarına bakıldığında yaşadığımız bugünlerin krizler tarihine geçeceği şimdiden söylenebilir. Tabii bu sefer yaşanan depresyon günlerinde canavarlaşmayan enflasyon oranlarını ayrıca not etmek gerekiyor. Bu rakamlara bakınca esas düşündürücü olan insanoğlunun bu tarihsel dizgiden ders çıkarmaması olarak görülüyor.

Payment Systems Magazine, Mart-Nisan 2009, s.3, 83

Advertisements