Kölelik bitmedi, bitmiyor

Dünya tarihinin şematik evrelerini unutun. Kölelik insanlığın bir zaman yaşadığı ve sonra geride bıraktığı, aştığı bir dönem değil. Bugün her türlü teknolojik gelişmeyi yaratan insanoğlu halen kendi çağına özgü insan suistimalini aşabilmiş değil. Goettingen Üniversitesi’nden Diego Hernandez and Alexandra Rudolph yaptığı “Modern Zaman Köleliği: Avrupa’daki İnsan Trafiğini Sürükleyen Ne?” (Modern Day Slavery: What Drives Human Trafficking in Europe?) (http://econstor.eu/bitstream/10419/49460/1/83_hernandez.pdf) başlıklı çalışma günümüz köleliğini tanımlıyor. 13 Avrupa ülkesine akan insan trafiği verileri üzerinden yapılan çalışmada kurbanlara (siz onu “köle” diye anlayın!) ilişkin rakamlar da söz konusu. Buna göre 1998-2009 arasında ortalama olarak en çok İngiltere’de bu tip mağduriyetler yaşanmış. Sayı 447. İngiltere’den sonra 308 mağdur ile Hollanda geliyor. Araştırmada buna dair birçok detaylı veri söz konusu. Günümüz köleliğini anlamak için bir başlangıç noktası olabilir.

Kaçak silahla mülteci avı

Trinity College Dublin araştırmacısı Gaia Narciso’nun “Mülteciler ve kaçak silah ticareti” başlıklı araştırmasının çok ama çok ciddi bir iddiası var: Kaçak silahlar mültecilere çevriliyor.

Kuzey Afrika’daki halk hareketlerinden sonra özellikle İtalya’nın Lampedusa adasına girmeye çalışan mültecilerin durumu, mülteci sorununun yakıcı bir şekilde devam ettiğini gösteriyor. Tam da bugünlerde bu soruna ilişkin çarpıcı bilgilerle dolu olan ciddi bir araştırma yayınlandı. Trinity College Dublin araştırmacısı Gaia Narciso, “Mülteciler ve kaçak silah ticareti” başlıklı araştırmasında, yasal silah ticareti rakamları ile kullanılan silah rakamlarını karşılaştırdıktan sonra, aradaki “kayıp” silahların sınırlarını mültecilerden korumak isteyen unsurlarda toplandığını iddia ediyor. Yaptığı araştırmada mültecilere karşı polisiye ve askeri tedbirlerin yetmediğini düşünen ülkelerde illegal silahlanmanın arttığını belirten Narciso, kapsamlı bir matematiksel olasılık modeli kuruyor. Bu modellerin sonucunda Narciso, kelimenin gerçek anlamıyla o “korkunç” gerçeğe ulaşıyor. Mültecilerden sınırlarını korumak isteyen ülkelerde yasa dışı silah ticareti daha yoğun oluyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin verilerine 2009 yılına ait istatistiklere göre, dünya genelinde 10 milyon mülteci bulunuyordu. Kolaylıkla tahmin edilebileceği gibi bu mültecilerin büyük kısmı batı ve kuzey ülkelerinden iltica talebinde bulundu. Komiserliğin istatistiklerine göre 2009 yılında İtalya, Yemen, İspanya ve Yunanistan gibi ana lokasyonlarda 848 mülteci hayatını kaybetti ya da kayboldu.

Türkiye’de yerinden edilenlerin resmi sayısı

Boşaltılan köylerden Türkiye’nin farklı bölgelerine göç eden ve resmi terminolojide “Yerinden edilenler” olarak adlandırılan grubun sayısı uluslararası resmi kaynaklara göre 1 milyon civarında.
1980’lerde Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da başlayan çatışma sürecinin en acı gerçeklerinden biriydi köy boşaltmaları. Bölgede oluşan baskı ortamından kaçarak Türkiye’nin birçok iline göç eden insanların gerçekliği şehirlerde daha fazla görünmeleri ile gündeme geldi. Ancak o sürecin etkisinde kalan insanların sayısı öyle göz ardı edilecek boyutlarda değildi.
Türkiye’de insan hakları alanındaki temel sorunlardan biri olan bu konuda içeriğe yönelik en temel tartışmalardan bir tanesi bu insanların sayısı, dolayısıyla bu sorunun büyüklüğüne ilişkin söylenenler oldu. Bu konuda kamu otoritelerinin verdiği rakamlar yanında insan hakları motivasyonuyla çalışan sivil toplum kuruluşlarının araştırmaları sonucu paylaştığı rakamlar da vardı. Özellikle STK’lar tarafından ortaya konan rakamlar bu konunun Türkiye’deki sosyal düzlemdeki boyutlarına ilişkin daha tanımlayıcı bir nitelik taşıyordu. Buna karşın kamunun resmi açıklamalarından meselenin büyüklüğüne ilişkin bir fikir edinmek mümkün değildi. Çünkü o sorunun boyutuna ilişkin saptamalarda bir istikrar yoktu.
Fakat yine de kamu otoritelerinin zorunlu göçe tabii tutulan insanların sayısı üzerine net bir saptaması bulunuyor. Bu rakama Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) Türkiye raporunda rastlamak mümkün. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin Türkiye Temsilcisi Metin Çorabatır, resmi otoritelerden alınan bu rakamlardan Türkiye’de yerinden edilenlerin sayısına ilişkin bir saptamaya ulaştıklarını söylüyor. Buna göre Ocak 2011’de yerinden edilenlerin sayısının 964 bin civarında olacağı öngörülüyor. Çorabatır, yukarıda belirttiğimiz kurumlar arası farklı saptamalara da dikkat çekiyor. UNHCR Türkiye Temsilcisi, bazı insan hakları kuruluşlarının çalışmalarında bu sayının 4 milyona kadar yükselebildiğini belirtiyor. Metin Çorabatır, bu konunun doğrudan sorumluluk alanlarına girmediğini ama bu soruna ilişkin gelişmeleri takip ettiklerini belirtiyor. Zaten, Türkiye ülke raporunda bu soruna ilişkin rakamların bulunması da bunu gösteriyor.