Edirne’de neler oluyor?

Edirne’de faaliyet gösteren tıbbi tedavi ürünleri ve sarf malzemeleri satışı yapan firmaların ihalelerde danışıklı teklifler vererek kamuyu zarara uğrattığı iddialarını Rekabet Kurumu araştırdı. Tarafların iddiaları gerçekten ilgi çekici.

Türkiye’de özellikle AKP döneminde serbest piyasanın kurumsallaşmasının ilerlediği tezi her zaman dile getirilir. Bu inkişafı anlatırken sıklıkla vurgulanan özelliklerden birisi de daha adil bir yarışma ortamının sağlandığı ve bunun için ihale sisteminin geliştirildiğidir. Bu yorumlar bizim konumuz değil ama bu ihale sistemine ilişkin son dönemde ortaya çıkan bir durum var ki insan sağlığının piyasa koşulları için değersiz kabul edilmesi bağlamında enteresan bir örnek oluşturuyor.
Edirne’de bu konuda ortaya çıkan bir örnek bu sorunlar üzerinde düşünmek için somut veriler sunuyor.
Rekabet Kurumu, Edirne’de tıbbi ürünler satan firmaların birbirleri ile anlaşarak ihalelere girdikleri ve böylelikle kamuyu zarara uğrattıkları iddiasını araştırdı. Sonuca gelmeden önce konunun taraflarının iddialarının altını çizmekte fayda var. Örneğin bu firmalardan bir tanesi Edirne’deki hastane yönetimi ile ilgili şunları söylüyor: “Ortopedi’de rekabetin olmamasının nedeni firmaların anlaşmaları değil, ihaleyi düzenleyen hastanelerin teknik şartnameleri tek bir firmayı işaret edecek şekilde düzenlenmesidir.” Bu önemli bir iddia. Zira burada hastane yönetiminin belli firmalarla ilişki kurması durumu söz konusu. Bu durum bu sümenaltı ticari ilişkilerin bekası için insan sağlığının hiçe sayılabileceği şüphesine de ister istemes sebep oluyor.
Hastaneden yapılan açıklama elbette bunun böyle olmadığı yönünde. Bunun yanında Rekabet Kurumu’nun yaptığı şu açıklama da ilgi çekici: ” Edirne Devlet Hastanesi Baştabipliği tarafından gönderilen bilgi ve belgelere göre; Hastane tarafından 2010 yılında ortopedi tıbbi sarf malzemesi alımları yetkililer tarafından belirtilen nedenlerden dolayı çok büyük oranda 22/f maddesi kapsamında doğrudan alım yoluyla gerçekleştirilmiştir.”
Yani çoğu zaman ihale de olmamış, alımlar doğrudan yapılmış. Tüm bu tablo sonucu Rekabet Kurumu yaptığı incelemelerden sonra herhangi bir ihlal olmadığına karar verdi. Ama geride sağlığa ilişkin alımlarda yapılan ticari hamlelerin kamu sağlığını hiçe sayabileceğini gösteren iddialar kaldı ve bu iddiaların Türkiye’nin birçok yerinde olduğunu tahmin etmek zor değil.

Advertisements