Cihatçıları THY mi taşıyor sorusu

2 Ekim 2012 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na ulaştırdığı sorusunda CHP Samsun Milletvekili Haluk Koç, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a yönelik olarak, Suriye, Çeçenistan, Afganistan, Pakistan ve Libya gibi ülkelerden son 3 ayda Hatay’a Anadolu Jet ve Türk Hava Yolları üzerinden gelen yolcuların isim listelerini soruyordu. (Soru önergesini görmek için tıklayınız) CHP Milletvekili Haluk Koç’un bu soru önergesi, Suriye’de rejime karşı savaşmak için diğer ülkelerden gelen İslamcı cihatçıları THY’nin taşıyor olabileceği önkabulünden doğuyor. Koç’un bu önkabulüne dayanan sorusuna başka ülkeleri de eklemek mümkün. Çünkü Suriye’ye sadece Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkelerinden değil, Avrupa’dan da cihatçılar savaşmaya gidiyor. BBC’nin yaptığı haberler ülkede İngiltere’den giden cihatçıların da olduğunu gösteriyor. Koç’un sorusundan sonra gözler şimdi Bakan’da. Bakalım Bakan yolcu listelerini açıklamaktan ziyade bu önkabule nasıl karşılık verecek?

Advertisements

Suriye meselesinde iki tabu: İslamcılık ve Kürt bölgesi

Çarşamba günü (26 Eylül 2012) CNN’de Amanpour’un konuğu İngiltere Eski Başbakanı Tony Blair’di. Tony Blair, Irak savaşında da iyice ortaya çıktığı gibi Anglosaksonların başını çektiği Batı hegemonyasının önemli sözcülerinden biri. Onun dedikleri bu kampın bakış açısını birebir olmasa da önemli ölçüde yansıtıyor. Blair, Amanpour’a Suriye konusunda Batı’nın müdahale etmekten imtina ettiğini, çünkü Esad sonrası bu ülkede nelerin olabileceğini kestiremediklerini söyledi. Daha sonra da Libya ve Mısır’da ortaya çıkan İslamcı hareketleri birebir anmasa da bu ülkede de Esad’tan sonra böyle oluşumların ortaya çıkacağından şüphe duyduklarını ima etti. Batı’nın İslamcılık tabusu Suriye konusunda ciddi bir atalet yaratıyor. Benzer bir atalet Türkiye’de de söz konusu. Suriye’nin Türkiye gündeminin gerilerine düşmesinin temel nedeni başta ABD olmak üzere batının konuyu askıya alması. Ama Türkiye de tıpkı Blair’in ifade ettiği gibi Esad sonrasından çekiniyor. Türkiye’nin tabusu ise Kürt bölgesi. Esad sonrası Suriye’nin kuzeyinde bir özerk Kürt bölgesinin kurulması korkusu Türkiye’nin Batı ile paralel şekilde Suriye konusunu ertelemesine yol açıyor olabilir.

“Türkiye 90’lı yıllara geri dönüyor”

Geçen günlerde Alman Die Zeit gazetesinin Orta Doğu Şefi Michael Thumann’ı özel bir toplantıda dinledik. Thumann, Suriye ile ilgili bazı gözlemlerini ve Güneydoğu’da yaşananlara ilişkin de izlenimlerini paylaştı. Thumann, Suriye’de çatışmaların beklendiğinden uzun sürdüğünü vurguluyor. Bununla birlikte Thumann, İsrail’in bölgedeki politik gelişmelere ilişkin yanlış bir bakışı olduğunu da ifade ediyor. Thumann, “İsrail’in, AKP’nin İran ve Suriye ile bir üçgen oluşturmaya çalıştığı yönündeki açıklamaları bence çok anlamsızdı” diyor. Suriye meselesi yanında Türkiye’nin Kürt Sorunu’na da değinen Alman gazeteci, “Erdoğan’ın biyografisini yazacak olan kişi, 2009-2012 yıllarını iyi incelemeli. Bu dönemde Erdoğan’ın milliyetçi bir tavrı var” diyerek bu dönemde Türkiye’de milliyetçiliğin yükselişine dikkat çekiyor. “Türkiye 1990’lı yıllara geri dönüyor” diyen Thumann, Kürt sorunu ve Güneydoğu’da yaşananlarla ilgili medyada bir abluka olduğunu, sadece Kürt tarafından bilgi alabildiklerini de ekliyor.