Yabancı basın Türkiye’ye nasıl yansıyor?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın neredeyse 1 yıl önce AKP İl Başkanları toplantısında yaptığı konuşmada değindiği konulardan bir tanesi de yurtdışındaki yayın organlarından yapılan çevirilerin içerdiği sorunlarla ilgili idi. Başbakan “Bakıyorsunuz, ‘batı gazetelerinden haberler’ diye köşe yazıları alıyorlar. Bir incelettim, büyük bir çoğunluğu uydurma. Arkadaşlarım onların üzerinde de çalışıyorlar. Orijinalini de koyarak bunları ilan edecekler” dedi.
Başbakanın bu sözleri galiba haklılık payı taşıyor. Çünkü 14 Şubat 2008 tarihli Zaman gazetesinde bu durumu kanıtlayan manidar bir örnek bulunuyor. Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’nın “Anlama Gayreti 1” isimli yazısı uydurma öğeler taşımasa da yurtdışındaki makaleleri Türkçe okuyan okuyucuya sunmada bazı problemler olduğunu gözler önüne seriyor. Dumanlı bu yazısında “30 Ocak’taki The Economist’te önemli bir analiz yer alıyordu. “Türkiye, Kürtler ve İslam: Dinî Bir Uyanış” başlığıyla sunulan makalede “Kürt sorunu” üzerinde duruluyor ve güncel yorumlar yapılıyor. Güneydoğu’daki oyların AK Parti’ye kayış sebepleri irdeleniyor. Bu arada “Kendi kararı ile adeta bir sürgün hayatı yaşayan liberal bir Müslüman din adamı” olan Fethullah Gülen’den bahsediyor The Economist. Dergi, Kurban Bayramı’nda 60 bin aileye kurban eti dağıtıldığını, bölgeye Gülen’i seven çok sayıda doktorun gittiğini ve bedava sağlık taraması yaptığını, “Kürtler-Türkler kardeştir” mesajının verildiğini anlatıyor” diyor.
Bunların yanında bu makale* de The Economist şunu da diyor: “ Bu aralar Türkiye’nin en zengin cemaati AKP’ye, Kürtlerin daha fazla oyunu alması için yardımcı oluyor” Fakat Ekrem Dumanlı’nın aktardığı bölümde bu cümle yok. Aktarmak zorunda mı peki? Galiba evet. Çünkü ondan sonra gelen cümleler bu konuya teğet geçiyor. Dumanlı cemaatin bu yardım olayına değinmeye çalışıyor, ama bu durum lafı dolandırmaya benziyor. Çünkü, Dumanlı’nın bahsettiği makale, daha net ifadelere sahip. O makaleden yukarıda yapılan alıntıyı söylese meramını anlatacak Dumanlı ama o lafı dolandırmayı ve okuyucunun bu konuda AKP ile cemaat arasındaki ilişkinin yabancı yayın organlarınca da artık çok iyi bilindiğini saklamayı seçiyor.
Bunu da gördükten sonra galiba Başbakan’a hak vermek lazım. Türk basınında yurtdışı makaleleri hem tam metin olarak çevirirken, hem de onlardan pasajlar aktarırken sorunlu durumlar mevcut.

(*) “A religious revival”, The Economist 2-8 Şubat 2008, 36